| | Üretsiz Blog oluştur

Beşiktaş- Dinamo kiev maçı özet görüntülerini izle. 1 - 4

 

 

Fenerbahçe 2-0 Kayserispor Maç Özeti 14.02.2011

Beşiktaş derbisin'de Fenerliden çok polis olacak...

İl Spor Güvenlik Kurulu'ndan alınan bilgiye göre, maç günü sabah saat 10.00'da eşgüdüm toplantısının yapılması kararlaştırılırken, derbi öncesi, sırası ve sonrasında 2021'i emniyet mensubu, 870'i de özel güvenlik görevlisi olmak üzere toplam 2891 kişi güvenliği sağlayacak.

Bu arada, derbide 15 polis ve 116 stat kamerası ile tespit çalışması yapılacağı bildirildi.

Öte yandan, konuk Fenerbahçeli taraftarlara stat kapasitesi oranında misafir tribünde bin 600 biletin ayrıldığı öğrenildi.

olis

Uefa Avrupa Ligi Bu geceki Maçların programı

* 15/12 * AZ Alkmaar - BATE Borisov * 20:00 *
* 15/12 * Dynamo Kiev - FC Sheriff * 22:05 *
* 15/12 * SSC Napoli - Steaua Bükreş * 22:05 *
* 15/12 * Liverpool - Utrecht * 22:05 *
* 15/12 * Beşiktaş - Rapid Wien * 22:05 *
* 15/12 * Porto - CSKA Sofya * 22:05 *
* 15/12 * Karpaty - Paris SG * 22:05*
*15/12 * Lausanne - Palermo * 20:00 *
* 15/12 * Din. Zagreb - Paok * 20:00 *
* 15/12 * Club Brugge - Villarreal * 20:00 *

Beşiktaş-Rapid vien Avrupa ligi maçı online izle

Beşiktaş Rapid Wien maçı 22:05'te start alacak ve Avrupa Liginden çıkmayı garantileyen Beşiktaş Rapid Wien'i evine konuk edecek. Beşiktaş Rapid Wien maçı hazırlıklarına başlayan takımlar oldukça heyecanlı ve kritik geçecek bu maç için yoğun hazırlıklara sabah saatlerinde başladı.

Beşiktaş Rapid Wien maçı Star TV ekranlarına yansıyacak ve Beşiktaş taraftarı maçı evinde canlı olarak seyredebilecek. Beşiktaş Rapid Wien maçı için bir çok yıldızın sahalara geri dönmesi ve maçın Beşiktaş ev sahipliği altında oynanması Beşiktaş adına büyük bir avantaj oldu. Beşiktaş Rapid Wien maçı canlı yayınlanacak.

bjke

Digiturk google'a kafa tutuyor!

İnternet dünyasında sürpriz gelişmeler olmaya devam ediyor. Şimdi de televizyon kuruluşu Digiturk ve arama motoru devi Google karşı karşıya geldi.

Digiturk, Lig TV'de yayınlanan maçların, Google aracılığıyla yayınlandığı ve telif haklarının ihlal edildiği gerekçesiyle, İnternet devine, Bursa Sulh Ceza Mahkemesi'nde dava açtı. Mahkemenin verdiği karar göre, Google blogları üzerinden yayın yapılan 79 IP adresini kapandı.

İnternet Kurulu Başkanı Serhat Özeren de, gelişmeleri doğruladı ve davanın Digiturk tarafından açıldığını onayladı. 79 IP adresinin kapatılmasının, bağlantı hızı üstündeki etkileri ise pek de hoş olmayacak. Birçok siteye giriş zorlaşacak, YouTube gibi servislere erişim yavaşlayacak. Digiturk, bununla da kalmayarak, Google'dan "zararlarına karşılık" 2 milyon lira tazminat talep etti. Görünüşe göre, olan yine kullanıcılara olacak.

Süper ligde küskünler takımı!

Kimi verilen şansı iyi değerlendirip formayı sırtına geçirdi, kimi küsüp köşesine çekildi. Kuşkusuz yeni transferlerle birlikte geri planda kalan ve hocasıyla yıldızı barışmayan futbolcular da var.

Ligde her haftanın ardından 'en'ler manşete taşınır. Maçlara damga vuran futbolcular, "haftanın 11'i"nde kendilerine yer bulur. Bazı oyuncular ise bu kategoriye seçilmek bir yana kadroya dahi girmekte zorlanıyor. Öyle ki, idman fotoğrafları da olmasa akıllardan silinecekler. Kırgınlar, belki de sinirli. İşte sezonun küskün isimleri...

Volkan Babacan (Kayserispor): Fenerbahçe altyapısında yetişti, uzun yıllar Volkan Demirel'in arkasında bekledi. Volkan'ın sakatlığında kaleye Mert'in geçmesiyle birlikte ümitleri iyice azaldı. Ankaragücü'nden Serkan Kırıntılı transfer edilince, satış opsiyonuyla kayserispor'a 1 yıllık kiralık verildi. Ligde 16 hafta geride kalmasına rağmen yeni takımında henüz şans bulamadı.

Mehmet Sedef (Konyaspor): Altyapıdan yetiştiği Beşiktaş'ta tutunamadı. Altay ve Rizespor'un ardından Konyaspor'la mukavele yaptı. Oynatarak kazanmak için aldığı genç oyuncuyu 2 maç dışında sahaya sürmeyen Ziya Doğan, "Antrenmanlarda oynatmak için teşebbüste bulundum. Hazır görmediğim için kadroya almadım" sözleriyle gerekçesini açıkladı. Kendisine ihtiyaç duyulacak günü iple çeken Mehmet, bu sezon tek maçta 90 dakika sahada kaldı.

Zafer Yelen (Trabzonspor): Bordo-mavili takıma transferi sancılı oldu. Geldi-gelecek derken, 2009-2010 sezonunda başlayan Trabzonspor kariyerinde uzun süre sakatlıklarla boğuştu. Kadroya ne zaman gireceği düşünülürken, Şenol Güneş'in isteğiyle kadro dışı bırakıldı. Geçtiğimiz günlerde affedildi, ancak henüz antrenman fotoğrafları dışında yüzünü gören olmadı.

Yusuf Şimşek (Beşiktaş): Beşiktaş'ın iki sezon önce kazandığı çifte şampiyonlukta başrolü üstlenendi, ama bu sezon adını bile anan yok. uzun süren sakatlığının ardından sezon başında A2 takımına gönderildi, sakatlıktan çıktıktan sonra da hocasından görev alamadı. Sivasspor maçında 21 dakika oynayabilen tecrübeli futbolcu, devre arasında Bucaspor ya da Kasımpaşa'nın yolunu tutabilir.

Serdar Özkan (Galatasaray): Başkan Adnan Polat'ın açıklamasına göre, Rijkaard'a sorulmadan alınan 2 oyuncudan biriydi. Bonservis ücreti olmaması sayesinde Galatasaraylı oldu. Belgrad ve Karpaty maçlarında şans buldu. Beklentileri karşılayamayınca, formaya hasret kaldı. Polat'tan, "Bu formayı giymek istemiyorsa başka forma giyer" uyarısı aldı. Yeni teknik direktör Hagi'nin de, sadece bir maçta aklına geldi.

Kazım Kazım (Fenerbahçe): Kuşkusuz yeteneklerine diyecek yok, tek problemi ise ne zaman ne yapacağının kestirilememesi. Tıpkı Young Boys maçında olduğu gibi. Deplamanda oynanan ilk maçta teknik direktör Aykut Kocaman'ın kendisi hakkında net kararı vermesini sağladı. Kritik maçta 43. dakikada kızarınca, sarı-lacivertli formayı sırtına geçirmek için uzun süre bekledi. Daha sonra ligde oynadığı 5 maçın sadece birine ilk 11'de başladı. Son 1 aydır ortada yok.

Zvzejdan Misimovic (Galatasaray): Galatasaray'a gelen her '10 numara' gibi Hagi'yle kıyaslandı. 'Kurtarıcı' olarak transfer edilmişti. Oysa hayal kırıklığı yaşatıyordu. Rijkaard ve Hagi, yıldız oyuncuda hüsran yaşadı. Adaptasyon süreci bitmedi ve kıyaslandığı Hagi tarafından kadro dışı bırakıldı. Rumen hoca elden çıkarılmasını istiyor, yönetim beklemede. Ligde 9 maçta takıma gol katkısı olmadı, 1 aydır idmandan ötesini göremiyor.

Daniel Guiza (Fenerbahçe): Sarı-lacivertlilere geçen sezon saç baş yoldurttu. Sahada basmadık yer bırakmasa da, son vuruşlardaki etkisizliği nedeniyle hedef tahtasından inmedi. Beklenen teklif gelmeyince Fenerbahçe günleri sürdü. Aklı transfer kalmış olacak ki, sakatlık bahanesiyle oynamak istemedi hatta idmanlara çıkmadı. Niang transferiyle ilk 11 yolu kapandı. Tedavisi bitti ama Kocaman tarafından takımda düşünülmüyor.

Fatih Tekke (Beşiktaş): Sezon başında sürpriz bir şekilde Beşiktaş'a imza attı. Önce sakatlık engeline takıldı, ardından uzun süre Schuster'den forma bekledi. Forvette görev yapan futbolcuların üst üste sakatlıkları üzerine 2 maçta sadece 33 dakika şans buldu. Sivasspor maçı sonrası Alman teknik adam ile yaşadığı gerginlik, siyah-beyazlı takımdaki kariyerine de nokta koydu. Devre arasında başka bir takıma gitmesine kesin gözüyle bakılıyor.

Ümit Karan (Eskişehirspor): Kaptanlık yaptığı Galatasaray'la yolları ayrılınca Eskişehirspor'un yolunu tuttu. Yeni takımında da kaptanlık bandını koluna taktı. Sürpriz şekilde kadro dışı kaldı. Kararın sahibi Rıza Çalımbay, "Ben oldukça oynayamaz" diyerek tavrını belirledi. İdmanlarda iyi çalışmadığı ve agresif hali neden olarak gösterildi. Çalımbay'la yollar ayrıldı, ama Karan sadece 1 maçta forma giyebildi.

Gökhan Ünal (Fenerbahçe): Güiza gibi Gökhan için de 11 yolu kapalı. İspanyol futbolcu gibi sırı çekmedi, ama ligde forma giydiği 3 maçta toplam 10 dakika süre aldı. Niang transferi ve Semih'in formu, Gökhan'ı kulübeye hapsetti. Avrupa mücadelesinde 4 karşılaşmada da şans buldu, ama sarı-lacivertli takım adına bu sezon henüz golle tanışamadı.

Melih Gökçek:"Ankaragücü bu sene küme düşer."

Gökçek, 3. Ankara Turizm ve Tanıtma Konseyi toplantısı çıkışında gazetecilere, Anakaragücü'nün genel kurulunun iptali ve bundan sonraki sürece ilişkin açıklamalarda bulundu.

Bu gayretlerin Ankaragücü'ne zarar vereceğini düşündüğünü kaydeden Gökçek, ''Aldatma yoluna gidildi. Bu aldatma neticesinde kongre iptal edildi. Neticesine herkes katlanır. Yazık oldu, bu sene herhalde Ankaragücü küme düşer, durum bunu gösteriyor'' diye konuştu.

imelih

Şu anda futbolcuların tamamının serbest kaldığını, Ankaragücü'nün yeniden transfer yapması gerekeceğini ifade eden Gökçek, ''Cemal Aydın ile Cengiz Topel'e hayırlı olsun'' diyerek tepkisini dile getirdi.

Gökçek, ''2 sorumlu var, diyebilir miyiz?'' sorusu üzerine şunları söyledi:
''Kesinlikle 2 sorumlu vardır, ilk davaları açtıran Cemal Aydın'dır. İkinci davaları açtıran Cengiz Topel'dir. Bu kadar istekliler madem, bakalım ne yapacaklar hep birlikte göreceğiz. Ümit ederim, Ankaragücü'nü düze çıkarırlar, çıkaramazlarsa bunun altında kalırlar.''

''Takım kayyuma mı devredilecek'' sorusuna da Gökçek, ''Hayır, kayyuma devretme kararı vermemiş mahkeme. Ama yönetimin tavrına bağlı, yönetim istifa ederse, kayyum gelir'' yanıtını verdi.

Galatasaray'ın unutulmaz maçları

Ali Sami Yen Stadı, Galatasaray-Gençlerbirliği maçının ardından lig mücadelesine kapılarını kapattı. Emektar mabed, Cimbom ile Beypazarı Şekerspor arasında 11 Ocak'ta oynanacak Türkiye Kupası karşılaşması ile birlikte tarihin tozlu raflarındaki yerini alacak. Yaklaşık yarım asırlık stat, Galatasaray'ın sayısız Avrupa zaferine tanıklık etti.

Bu zaferlerle coşan sarı-kırmızılı taraftarlar, Beşiktaş maçı öncesi çok anlamlı bir pankart açtılar. Ali Sami Yen'deki son derbide, üzerinde Mecidiyeköy'de kazanılan en önemli Avrupa kupası maçlarının yazılı olduğu pankart dikkati çekti. İşte o unutulmaz maçlar ve daha fazlası...

GALATASARAY-NEUCHATEL XAMAX (9 Kasım 1988)
Şampiyon Kulüpler Kupası 2. Turu'nda rakip Neuchatel Xamax. Olaylı geçen ilk maçtan 3-0 yenik ayrılan Galatasaray, Ali Sami Yen'de oynadığı rövanşta destan yazdı. Tanju(3) ve Uğur'un(2) golleriyle 5-0 kazanan Cimbom, çeyrek finale yükseldi. Bu, Türk futbol tarihinin yurt dışında elde ettiği en farklı sonuçtu. UEFA, hakemin kafasına isabet eden bozuk para nedeniyle maçı iptal etti. Eleştiriler üzerine karar değişti.

GALATASARAY-ROMA (9 Aralık 1992)
Sarı-kırmızılılar, 7. dakikada Cannigia'nın golüyle sarsıldı. Mustafa Kocabey ile skoru eşitleyen Aslan, Hassler'in sayısıyla bir kez daha geriye düşse de, Mustafa ve Arif'in golleriyle üstünlüğü ele geçirdi. Hayrettin'in yediği hatalı gollere rağmen 3-2 kazanan Cimbom, ilk maçı 3-1 kaybettiği için çeyrek finalden oldu.

GALATASARAY-BARCELONA (23 Kasım 1994)
Devler Ligi mücadelesinde Romario'nun 15. dakikada attığı golle yenik duruma düşen Galatasaray, Arif ve Hakan Şükür'ün penaltıdan kaydettiği sayılarla karşılaşmayı 2-1 kazandı. Bu maç, bir Türk takımının Şampiyonlar Ligi'nde elde ettiği ilk galibiyet olarak tarihe geçti.

GALATASARAY-PARIS SAINT GERMAIN (Tarih: 17 Ekim 1996)
Türkiye'yi Kupa Galipleri Kupası'nda temsil eden Galatasaray, 2. Tur ilk maçında geçen yılın şampiyonu PSG'yi konuk etti. Sarı-kırmızılılar, Hayrettin'in yediği hatalı gollere rağmen Fransız ekibini 4-2 yendi. Gollerin altında Hakan Şükür(2), Tugay ve Hakan Ünsal'ın imzaları vardı.

GALATASARAY-SION (27 Ağustos 1997)
Bir önceki sezon Paris Saint Germain'e yenilip Avrupa kupalarından elenen Galatasaray, Şampiyonlar Ligi'ne giriş için ön eleme turunda Sion'la eşleşti. İsviçre temsilcisini deplasmanda 4-1 deviren Galatasaray, sahasında oynadığı rövanşı da aynı skorla kazandı ve adını Devler Ligi'ne yazdırdı.

GALATASARAY-MILAN (3 Kasım 1999)
Galatasaray, 2000 yılında UEFA Kupası zaferiyle sonuçlanan müthiş Avrupa serüveninin ilk virajını bu maçta döndü. Ali Sami Yen'i tıklım tıklım dolduran taraftarlar, unutulmaz bir futbol şölenine tanıklık ettiler. Son 4 dakikaya 2-1 geride giren Aslan, Hakan Şükür ve Ümit'in penaltı golüyle İtalyan devini 3-2 devirirken, UEFA Kupası'na katılma hakkını kazandı. 85'te Şampiyonlar Ligi'ne giden, 86'da UEFA'ya kalan Milan, 90'da ise evinin yolunu tutuyordu.

GALATASARAY-BOLOGNA (9 Aralık 1999)
İtalya'da aldığı 1-1'lik beraberlikle Türkiye'ye avantajlı dönen Galatasaray, Mecidiyeköy'de oynadığı rövanş mücadelesinde işi ilk yarıda bitirdi. Aslan, 4 ve 29. dakikalarda ağları sarsıp, 2-1 kazanmasını bildi. Avrupa yürüyüşüne emin adımlarla devam eden temsilcimizin golleri Hasan Şaş ve Ümit Davala'dan geldi.

GALATASARAY-LEEDS UNITED (6 Nisan 2000)
Taksim'de iki İngiliz'in ölümü ile sonuçlanan olayların gölgesinde Türk futbolunun Avrupa'daki gururu Galatasaray, Ali Sami Yen Stadı'nda UEFA Kupası Yarı Final ilk maçına çıktı. İngiliz filelerini havalandıran Capone ve Hakan Şükür, 90 dakika sonunda sarı-kırmızılı taraftarları coşturan isimler oldu.

GALATASARAY-MONACO (12 Eylül 2000)
Cimbom, Şampiyonlar Ligi B Grubu ilk maçında Monaco'yu konuk etti. Jardel, Hagi'nin golleriyle 2-0'ı bulan Galatasaray, Nonda ve Simone'nin penaltı golüne engel olamadı. Son sözü 82. dakikada Capone söyledi. Aslan ilk kez Devler Ligi'ne üç puanla başlarkan, Sami Yen'de bayram yerini aratmayan görüntüler vardı.

GALATASARAY-DEPORTIVO (14 Şubat 2001)
Sevgililer Günü'nde sahaya çıkan Galatasaray, tribünleri dolduran taraftarlarının müthiş desteğine en anlamlı hediyeyle karşılık verdi. Şampiyonlar Ligi (B) Grubu'nda Aslan, PSG'nin ardından İspanya temsilcisi Deportivo'yu da yıktı. Karşılaşmanın tek golünü 11. dakikada Suat kaydetti.

GALATASARAY-MILAN (7 Mart 2001)
Deportivo, Milan ve PSG ile birlikte Şampiyonlar Ligi (B) Grubu'nda mücadele eden Galatasaray, 5. maçında Ali Sami Yen'de Milan'ı ağırladı. Hagi ve Jardel'in golleriyle 2-0 kazanan Cimbom, İtalyan ekibini bir kez daha mağlup etti. Cimbom, 10 puan ve averajla grupta 2. olarak, adını çeyrek finale yazdırdı.

GALATASARAY-REAL MADRID (3 Nisan 2001)
Bir yıl önce UEFA sahnesinde tarih yazan Galatasaray, Türkiye'yi gururlandıran başarısını Şampiyonlar Ligi'ne de taşıdı. Tarihinde ilk kez Devler Ligi'nde çeyrek finale çıkan Aslan, 2-0 geriye düştüğü maçta 3-2'lik galibiyetle muhteşem bir geri dönüşe imza attı. Real ağlarını Ümit, Hasan Şaş ve Jardel sarstı.

GALATASARAY-LAZIO (11 Eylül 2001)
Ali Sami Yen Stadı'ndaki şampiyonlar Ligi mücadelesi, Amerika'da İkiz Kuleler'e yapılan terör saldırısı nedeniyle bir dakikalık saygı duruşuyla başladı. Galatasaray, Sergen Yalçın'ın damgasını vurduğu karşılaşmayı, Ümit Karan'ın 79. dakikada kaydettiği tek golle kazandı.

GALATASARAY-PSV EINDHOVEN (30 Ekim 2001)
Teknik direktörlüğünü Erik Gerets'in yaptığı, Rommedahl ve Kezman'lı PSV'ye deplasmanda 3-1 yenilen Galatasaray, İstabul'daki rövanşı Sergen ve Arif'in golleriyle 2-0 kazandı. Sarı-kırmızılı temsilcimiz, aynı sezon tarihinde ilk kez Şampiyonlar Ligi'nde 2. Tura çıkmayı başardı.

GALATASARAY-OLYMPIAKOS (23 Ekim 2008)
Ali Sami Yen'de tribünler tıklım tıklım dolu. Taraftarlar, sarı-kırmızılı ekipte forma giyen tüm futbolcuların ülkelerinin bayraklarını birleştirerek, oyunculara jest yapıyor. UEFA Kupası B Grubu ilk maçında Galatasaray, Yunanistan'ın Olympiakos takımını 1-0'la geçti. Galibiyeti getiren gol Kewell'dan geldi.

GALATASARAY-BORDEAUX (26 Şubat 2009)
Skibbe'nin yerine teknik direktörlüğe getirilen Bülent Korkmaz'la ilk maçına çıkan Galatasaray, deplasmanda golsüz berabere kaldığı Bordeaux'yu Ali Sami Yen Stadı'nda 4-3 yendi. Son dakikaya 3-3'lük beraberlikle giren Cimbom, uzun yıllar unutulmayacak maçta Sabri'nin attığı golle tur atladı.

Ankaragücü nasıl motive oldu?

Ankaragücü Kulübü Basın Sözcüsü Avni Kavlak'tan aldığı bilgiye göre, Ankaragücü Kulübü Başkanı Ahmet Gökçek, maçtan önce soyunma odasına girdi ve futbolculara başarı diledi. Gökçek'ten sonra söz alan teknik direktör Ümit Özat da motivasyon konuşmasının ardından ışıkları kapattı. Kısa süreli şaşkınlık yaşayan sarı-lacivertli futbolculardan, duvara yansıtılan sinevizyon görüntüsünü izlemeleri istendi.

Europe topluluğunun ''The Final Countdown (Son Geri Sayım)'' şarkısı eşliğinde, kendi maç görüntülerinden kesitler izleyen futbolcular, soyunma odasından birbirlerine sarılıp, galibiyet sözü vererek çıktılar.