Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)

SPOR TÜRK

Ana sayfa | Yazılar | Resimler | Videolar
7 tane "trabzon" etiketli yazı bulundu "trabzon" tagli diger ogeler resimler , videolar

Süper ligde haftanın karnesi

ibouz Şampiyonlar Ligi'nde Marsilya ile deplasmanda oynayacağı grup ilk maçı öncesi Ankaraspor'a konuk olan Beşiktaş, golsüz beraberlikle bir puana razı oldu.

Siyah-beyazlılar, 90+4. dakikada verilmeyen golle şok oldu. Hakem Vedat Yüksel, yardımcısına uyarak, Nobre'nin elle oynadığını düşündü ve golü iptal etti.

İlk 45 dakikada ne Ankaraspor, ne de Beşiktaş kaleye isabetli şut atmayı başarabildi. Ankaraspor ilk yarıda sadece 1 şut atarken Beşiktaş 5 kez kaleyi denedi ancak isabet bulamadı. Beşiktaş maçın ilk yarısında korner atışı da kullanamazken, maçın sonunda Beşiktaş 12 şutta 3 isabet sağlarken, Ankaraspor 8 şutta 1 kez kaleyi buldu.

Teknik direktör Ertuğrul Sağlam, yeni transferler Senegalli Lamine Diatta ve Arjantinli Higuain'i Ankaraspor karşısında ilk 11'de sahaya sürdü. Diatta, Turkcell Süper Lig'deki ilk resmi maçına çıktı.

Mücadeleye Beşiktaşlı taraftarlar yoğun ilgi gösterdi. Siyah-beyazlı taraftarlar, kale arkası tribünde kendilerine ayrılan bölümü tamamıyla doldururken, maç öncesinde ısınmak için sahaya çıkan Beşiktaşlı futbolculara sevgi gösterisinde bulundu.

Beşiktaş Kulübü Başkanı Yıldırım Demirören, verilmeyen gole adeta köpürdü: "Beşiktaş camiası çok büyük bir camia. Yumruğunu bir indirirse kimse altından kalkamaz. Gerekirse takımı sahaya da çıkartmayız."

fbcay

Fenerbahçe, Çaykur Rizespor'la 1-1 berabere kalarak, bu sezon Kadıköy'de ilk puanlarını kaybetti. Ligin son 2 haftasında 4 puan yitiren sarı-lacivertliler, 19 Eylül Çarşamba günü Şampiyonlar Ligi'nde yapacağı Inter karşılaşması öncesi taraftarında düş kırıklığı yarattı. Üçlü savunma ve çift forvet kurgusuyla maça başlayan teknik direktör Zico'nun sistem değişikliği de Fenerbahçe'ye yaramadı.

Çaykur Rizespor önünde bekleneni veremeyen Fenerbahçeli futbolcular, sahayı taraftarlarının protesto gösterileri arasında terk etti. Taraftarların bir bölümü, "Zico istifa" diye tempo tuttu.

Dün akşam Fenerbahçe’nin tek golünü atan Kezman, bu sezon ligdeki gol orucunu bozdu. Daha önce Süper Kupa finalinde Beşiktaş’a, Şampiyonlar Ligi ön elemesinde de Anderlecht’e gol atan Sırp futbolcu, oynadığı 4 lig maçında ise fileleri havalandıramamıştı.

Futbol Federasyonu ve Galatasaray'a yüklenen Fenerbahçe taraftarları, hafta içindeki Macaristan maçında basın tribününe dönerek el kol hareketleri yapan Emre Belözoğlu’na, özel olarak hazırladıkları pankartlarla mesaj gönderdi.

Ligin 5 haftalık bölümünde rakip filelere 5 gol atıp, kalesinde de 5 gol gören sarı-lacivertli takım, henüz gol averajı yapamadı. Gol yollarında büyük sıkıntı çeken F.Bahçe, üstüste yaptığı son 3 lig maçında rakip filelere yalnızca 1'er gol atabildi.Sarı-lacivertlilerin, ligde yaptığı son 2 maçtır 900. galibiyet bekleyişi sürüyor. Rizespor karşısında, 50. sezonu oynanan Birinci Futbol Ligi'nde 1601. maçına çıkan Fenerbahçe, 899 olan galibiyet sayısını 900'e çıkaramadı.

trzomz

 

Sivasspor maçından dolayı aldığı 5 maçlık seyircisiz oynama cezasının ikinci karşılaşmasında Ankaragücü'nü evinde konuk eden Trabzonspor, rakibiyle 0-0 berabere kalarak haftayı bir puanla kapattı.

 

yattara

 

Teknik direktör Ziya Doğan'ın isteğiyle affedilip kadroya dahil edilen Tomas Jun, bu sezon ilk kez kadroya girdi. Serkan Balcı ise savunmanın sağında oynadı. Uzun bir sakatlıktan sonra iyileşen Fredik Risp'i de 18 kişilik kadroya alan Doğan, Gineli Jabi'yi de yedek kulübesinde oturttu.

 

 

aslanpen

Sakatlıklarla boğuşan Galatasaray, 5 maçlık seyircisiz oynama cezasının üçüncü maçında 10 kişi kalan Konyaspor'u farklı mağlup etti.

Sarı-kırmızılılar, şampiyonluk kovalayan Beşiktaş, Fenerbahçe ve Trabzonspor'un berabere kaldığı haftayı galibiyetle kapatarak, ayağına gelen büyük avantajı kullanmasını bildi.

Sarı-kırmızılı ekip, ligde bugüne kadar kendi evinde oynadığı seyircisiz 9 maçtan 8'ini kazanırken, sadece birini yitirdi.

Maçların 7'si Ali Sami Yen, 2'si de Atatürk Olimpiyat Stadı'nda olmak üzere seyircisiz karşılaşmalarda toplam 23 gol atan Cimbom, kalesinde 2 gol gördü.

Yeni transfer Shabani Nonda attığı iki golle galibiyetin mimarı olurken, 184 gün sonra ilk 11'de forma şansı bulan Arjantinli Carrusca şık kafa golüyle teknik direktör Feldkamp'ın güvenini boşa çıkarmadı.


nonda Galatasaray, karşılaşmanın 4. dakikasında Hakan Şükür'ün ceza sahası içinde düşürülmesiyle penaltı kazandı. Kaptan Hakan Şükür, "senin bu gole daha çok ihtiyacın var" diyerek penaltıyı Nonda'nın atmasını istedi.

Topun başına gelen Kongolu futbolcu, topu ağlara gönderdi.

Türkiye süper ligi puan tablosu

Turkcell Süper Lig 2007/2008 Puan Durumu
O G B M A Y P
1. Galatasaray 5 4 1 0 14 2 13
2. Beşiktaş 5 3 2 0 4 1 11
3. Sivas 4 3 0 1 5 2 9
4. Büyükşehir Bld. 5 3 0 2 6 5 9
5. Trabzon 4 2 2 0 8 2 8
6. Kayseri 5 2 2 1 9 6 8
7. Ankaragücü 5 2 2 1 7 6 8
8. Fenerbahçe 5 2 2 1 5 5 8
9. Vestel Manisa 5 2 1 2 9 9 7
10. Gaziantep 5 2 0 3 7 8 6
11. Kasımpaşa 5 2 0 3 5 7 6
12. Bursa 5 1 2 2 4 4 5
13. Denizli 5 1 2 2 7 8 5
14. Gençlerbirliği 5 1 1 3 6 9 4
15. G.Birliği Oftaş 5 1 1 3 3 6 4
16. Çaykur Rize 5 1 1 3 5 13 4
17. Konya 5 0 3 2 4 11 3
18. Ankaraspor 5 0 2 3 4 8 2

Terim;Ayhan'dan haberim yoktu...

terimFatih Terim, Riva'daki Milli Takımlar Turkcell Tesisleri'nde yaptığı basın toplantısında, grup elemelerinde 6 tane maçlarının kaldığını belirterek, “Artık bundan sonra bir devre daha yok. Bu son devre kaybın hiç olmaması veya minimize edilmesi gereken bir dönem. Burada tek bay kulanmış takım biziz. Bundan sonra bütün rakipler bay kullanacak. 6'da bir avantaja sahibiz” dedi.

Malta maçında sürprize yer vermeyeceklerini anlatan Fatih Terim, şöyle devam etti:
"Malta'ya bir önlem diye bir şey söz konusu değil, ama bizim özel rakibi açma girişimlerimizi geniş tutmamız lazım. Futbolun sadece bir yönünü değil birkaç yönününü sahada denemek zorundayız. Sürprize ve sıkıntıya yer vermeyecek şekilde mücadele etmeliyiz. Herhalde Bosna maçında, 'Onları yenerek rahatlayıp garantiye yakın olsun' dedik ve orada bir sürprize denk geldik. Artık böyle bir şeyle karşılaşmak istemiyoruz. Oyuncularımın bu bilinç içinde olduğuna eminim. Oyun içinde değişik varyasyonlar deneyeceğiz. Türkiye her zaman favoridir, ancak bu sahada oynayarak olacaktır. İnşallah bizim ilk devredeki oynayan takımımız oynamaya devam edecektir. Sürprize uğrayacağımızı düşünmüyoruz."

Fatih Terim, bir sonraki rakip Macaristan'ın da teknik direktör ve takım değişikliğiyle iyi durumda olduğunu belirterek, “Bosna Hersek'i yenip, iddialı duruma geçme planları yapıyorlar. İtalya'yı yenerek güven kazandılar” dedi.

Terim, tüm oyuncular kampa geldikten sonra, Romanya ile yaptıkları hazırlık maçını değerlendireceklerini belirterek, "O maçın analizini yaptık, ikinci yarıda iyi değildik, ama Romanya maçının ilk 35-40 dakikasından bahseden yok. Belki milli takım en iyi başlangıcını yapmış" diye konuştu.

"TEKNİK ADAMLAR DAİMA HATALARI AFFEDEN TARAFTIR"

Fatih Terim, milli takım aday kadrosu açıklandığı gün bir röportajı yayınlanan Galatasaraylı Ayhan Akman ile ilgili bir soru üzerine, “Teknik adamlar daima hataları affeden taraftır” dedi.

Ayhan'ın açıklamaları üzerinde fazla durmadığını kaydeden Terim, “Ayhan'ın açıklamalarını milli takımda çok fazla oynama isteğine veriyorum. Ayrıca çok da üzerinde durmuyoruz, herkes hata yapıyor. Güzel olan şey de teknik heyetin ne kadar adil ve ne kadar adaletli olduğudur. Kadroyu açıkladığımız zaman bu röportajdan haberimiz yoktu. Olsaydı da fark etmezdi. Yaşları kaç olursa olsun futbolcular herhalde hep genç, hep çocuk oluyor. Onları da affetmek biz büyüklere düşüyor” şeklinde konuştu.

Fatih Terim, kadroya aldığı Serkan Özkan ve Hakan Balta ile ilgili de şunları söyledi:
"Serdar Özkan, Riva'daki bu tesislere hiç yabancı değil. Milli takımın en ufağından başlamış, son geldiği nokta Ümit Milli Takım'dır. Sezon başından beri de iyi oynuyor. İyi oynayan bir oyuncuyu, yaşı ne olursa olsun alıyoruz. Serdar da bizim uzun yıllar kazanacağımız yetenekte bir oyuncu. O yüzden kadroya aldık. Hakan Balta ise uzun zaman önce A2 milli takımına çağırmıştım, ondan sonra çağırmadım. O fizikte ve teknikte oyuncuyu kazanmak istiyoruz, ama önemli görev kendisine düşüyor."

"MİLLİ TAKIM TARAFTARININ OLUŞMASINA İHTİYACIMIZ VAR"

Fatih Terim, milli takımın cezasının bitmesini ardından Macaristan maçıyla birlikte yaklaşık 2 yıl sonra Türkiye'de oynayacak olmalarının, kendilerini heyecanlandırdığını ifade etti.

Terim, artık dışarda oynamaya çok alıştıklarını vurgulayarak, "Kendi sahasında resmi maç oynamamanın dezavantajını hiç dile getirmedik. Ben valiz yaparken, yine normal 2 maç dışardaymış gibi yapmışım, alışkanlık olmuş. Tabii seyircimizin önünde olmak, kendi ülkende olmak bir avantaj. Seyircimiz inanıyorum ki bizle beraber olacaktır. Onlara ihtiyacımız var. Milli takım taraftarının oluşmasına ihtiyacımız var. Uzun süre sonra seyircimizin önünde oynayacağımız için heyecanlıyız. İnşallah bu iki maçı 6 puan ile kapatırız" dedi.

"YORGUNLUKTAN YANA BİR SIKINTIMIZ OLMAZ"

Terim, bir gazetecinin, "Bu hafta teknik direktörler ve menajerler yoğun maç programı nedeniyle yorgunluktan şikayetçi oldular. Sizin bu konuda bir sıkıntınız olabilir mi?" şeklindeki sorusu üzerine, "Bizim böyle bir endişemiz yok. Çünkü bu tarihler belli bizim için" dedi.

Maç takvimlerinin çok önceden belli olduğuna dikkati çeken Terim, şöyle konuştu:
“Bütün takvim önümüzde ama antrenörler ve menajer arkadaşlar takımlarla daha çok beraber olduğu için onların yaklaşımı böyle olabilir. Bizim böyle bir sıkıntımız yok. Biz biraz da ipin üstünde çok dikkatli gitmek zorundayız. Nihat, Hayretin ve Hamit bugün gelecek. Bunların her birini aynı anda belirli bir antrenman periyodunda birleştirmek kolay değil, ama bizim sıkıntımız olmaz. İnanıyorum ki muhakkak yorgunlukları vardır. Takvimler sıkışık kolay değil, ama bu sene de enteresan bir şey var. Avrupa'da Güney Amerikalı oyuncular ağırlıkta. Onlar ligleri bitince gidip Copa Amerika'da oynadılar, 12 ayı devirdiler devam ediyorlar. Oyuncularımız da bunları aşacaktır.

Gün geçtikçe takvimin sıkışacağı ortada. Bu işler böyle devam edecek. Maalesef dünyada kulüp takımları ve milli takımlar bu sıkışıklığı zaman zaman dile getiriyor, ama takvim bu. Hocalarımız buna göre en iyi şekilde hazırlanacaktır. Bunun şekli bu, başka bir uygulama yok.”

"HAKAN'I DA GEÇEN OLMALI"

 

Fatih Terim, ligde en fazla gol atan futbolcu olan Hakan Şükür'ün önemli bir başarı yakaladığını vurgulayarak, “Gol rekoru kolay değil. Hakan'ı tebrik ediyoruz, orada kalmamasını, gollerin devamını diliyoruz” dedi.

Hakan Şükür ile 1990 yılından beri antrenör-futbolcu ilişkisinin devam ettiğini kaydeden Terim, “Burada küçük bir payımız varsa çok mutlu oluruz. Tanju'nunki de kolay değildi, Hakan'ınki de kolay değil. Hakan'ı da geçen olmalı, gol atmak kolay bir şey değil. Bunlar büyük özveriyle oluyor. Hakan bu sene iyi başladı, gençlere de iyi örnek oluyor. Kendisini Türk futbolu adına tebrik ediyorum. Bu milli takıma da pozitif yansıyacaktır” şeklinde konuştu.

Fatih Terim, bir gazetecinin, “Hakan bu maçlarda oynarsa sizin ve Oğuz Çetin'in milli takımda en fazla kaptan olarak çıkma rekorunu da kıracak. Hakan bu maçlarda bunu gerçekleştirebilecek mi” şeklindeki sorusu üzerine, “Ben takım kaptanlığı bandını Oğuz Çetin'e takmıştım. Şimdi de bizi geçen Hakan'ın bandını da ben takmaktan büyük onur duyacağım. Tabii ki geçecektir, geçmeli de çok güzel bir rekor. Allah daha iyilerine inşallah layık görür” dedi.

"ŞİMDİ BİR TEK HAMİT VE NURİ OYNUYOR GÖZÜKÜYOR"

Fatih Terim, çeşitli nedenlerle son 2 senedir yurt dışında forma giyen futbolcuları milli takımda kullanamadıklarını söyledi.

Yurt dışındaki futbolcuların takımlarında çeşitli sebeplerle çok fazla oynayamadığını anlatan Terim, şöyle devam etti:

“Nihat ve Emre sakatlıkları nedeniyle 1 senedir oynamıyor. Fatih Tekke de öyle, Yıldıray'ı tam oynatacakken Romanya maçı öncesi sakatlığı oldu. Halil'in de sakatlığı vardı. Tuncay oynayan bir oyuncuydu, şimdi az oynamaya başladı. Şimdi bir tek Hamit ve Nuri oynuyor gözüküyor. Dileriz hepsi oynarlar, ama son 2 senede lejyonerlerimizi çok az kullanıyoruz.”

Fatih Terim, Türk Milli Takımı'nın sakatlık konusunda çok sıkıntı yaşamasına rağmen, rakiplerinde böyle bir sorun olmadığının belirtilmesi üzerine, “Biz de bunu teşhis ediyoruz. Bütün takımlarda neredeyse 1 kişi belki oluyor. Bunun birçok şeyle bağlantısı var, ama genel olarak Türk futbol yapımızda var. Sonuçta devamlılıkta da istikrar lazım, ama maalesef özellikle son senede bir hayli sakat var. Sonuç olarak bunu da yenmemiz lazım. Ben kulüpte çalışırken, çat sesi gelmeden doktoru içeri sokmazdım” diye konuştu.

"BUGÜNE KADAR HİÇBİR BAHANEYE SIĞINMADIM"

Avrupa kupalarında tüm takımların tur atlamasına sevindiklerini kaydeden Fatih Terim, “Oyuncularımızın moralli gelmeleri bizim için çok önemli” dedi.

Kendisinin hiçbir zaman bahanelere sığınmadığını dile getiren Terim, şunları söyledi:

“Teknik direktörlüğe başladığım günden bugüne kadar hiçbir bahaneye sığınmadım. Türk milleti yüz yıllar boyunca bahaneleri yeteri kadar kullanmış zaten. Sadece sporda değil her şeyde kullanmış. Şu anda millilerin moralli gelişi iyi, ama biz 15 sakatlığın olduğu dönemde de şikayet etmedik. Daima pozitif bakabilmeyi becermiş insanlarız. Bugün daha da mutluyuz, hepimiz Avrupa'dayız. Esas sınavlarımız şimdi başlıyor. Hem milli takım, hem kulüpler bazında Türk futbolunun yılı olsun. Şampiyonlar Ligi, UEFA ve milli takımda bu sene Türkiye'nin yılı olsun.”

Türk takımlarının oynadıkları maçları da değerlendiren Terim, şöyle konuştu:

“Özellikle Kayseri Erciyesspor'u tebrik ediyorum. Maccabi Tel Aviv geçen yılların iyi takımıdır. Bir defa ülkemize puan kazandırıyor. Elenecekseniz bile yenerek elenmek faydalı. Şampiyonlar Ligi kuralarına gelince, bir yere varmak istiyorsanız bu takımlar çıkacak. Fenerbahçe, Beşiktaş yarın Şampiyonlar Ligi'nde kazandığı zaman daha güçlüleri çıkacak. Hedefe varmak o kadar kolay değil. Hangisine yumuşak, hangisine sert rakipler çıktı tartışılır. Galatasaray ise Sion'a zaten alışkın, Galatasaray'ın önde olduğunu düşünüyorum. Kayseri Erciyesspor için ise Atletico Madrid zor bir rakip. Olayı 'şu grupta olacağımıza şu grupta olalım' bakış açısıyla değerlendirmemek lazım. O mücadeleyi yapıp, o hedeflere doğru gideceksiniz. Takımın ismi, kimliği önemli değil. Her tur atlamamız yeni bir zorluğu getirecektir. Grupları birbirinden ayırt edemezsiniz. Burada herkes kendisine göre güçlüdür.”

"1 NUMARADA SIKINTIMIZ YOK"

 

Fatih Terim, milli takımın kaleci sıkıntısı olmadığını, şu anda kadroda olmayan iyi kalecilerin de bulunduğunu söyledi.

Terim, aylar önce Türk kalecilerine güvendiğini söylediğini hatırlatarak, “Bu konuda hiçbir sorun yok. Daha dışarıda Serkan, Ufuk, Volkan var” dedi.

Bir gazetecinin, bugün gazetelerde “Ufuk'u da gör Terim” diye haberler olduğunu belirtmesi üzerine Terim, “Böyle bir haber varsa komiktir, belki Ufuk'u yeni tanıyorlardır. Ufuk, Ümit Milli Takım oyuncusudur. Türkiye'de bize bir oyuncuyu tanıyor musunuz, abesle iştigal olur. Herkes bir başkasının işini yaptığı için çok da muhatap olmanın anlamı yok” diye konuştu.Hürriyet

Trabzon'da yeni transfer Ersen Martin...

trersen

Trabzonspor'un, transferin son gününde istediği forvet transferini gerçekleştiremeyince, İspanya'nın Recreativo De Huelva kulübüne verdiği Ersen Martin için bakın ne yaptı?

 

Transferin son gününde istediği oyuncuyu kadrosuna dahil edemeyen Trabzonspor, daha önce İspanya'nın Recreativo De Huelva kulübüne verdiğini açıkladığı Ersen Martin'i Bolu Koru Otel'de düzenlenen kampa çağırdı. Faks yoluyla İspanyol kulübü ile 2 yıllık sözleşme imzalayan Ersen Martin'in de böylece İspanya rüyası başlamadan bitmiş oldu.

Kulüp idari işler sorumlusu Caner Çuvalcıoğlu yaptığı açıklamada, daha önce prensipte anlaştıkları Ersen Martin'in İspanyol ekibine transferinde pürüz çıktığını belirtti.

Bunun üzerine Ersen Martin ile telefonda görüştüğünü bildiren Çuvalcıoğlu, ''Ersen'in transferi gerçekleşmeyince kendisini kampa çağırdık. Ersen de İspanya'ya gitmemişti. İstanbul'da bulunuyor. Büyük ihtimalle yarın kampa katılacak ve çalışmalara başlayacak'' diye konuştu.

LİGTV

Sponsorlar desteklerini çekiyor

Federasyon'un Trabzon-Sivas maçı için verdiği kararı protesto eden ve Manisaspor'dan desteğini çekitiğini açıklayan Vestel'den sonra KC Group da benzer karar aldı..

sponsor KC Group tarafından yapılan yazılı açıklamada, “KC Group, Türk futbolunda özellikle son aylarda yaşanan kaos, renklere ve camialara göre uygulanan çifte standart ve ulaşılmaya çalışılan ‘temiz futbol’ idealine ters düşen kararlar sonucunda görülen lüzum üzerine, 2005-2006 Futbol Sezonu’ndan beri sürdürmekte olduğu Etimesgut Şekerspor Ana Sponsorluğunu bırakma kararı almıştır” denildi.

Dün de aynı gerekçeyle Vestel şirketler Topluluğu Manisaspor'a verdiği sponsorluk desteğini çektiğini açıklamıştı.

Lig tarihinden ilginç notlar

50. sezonuna girmeye hazırlanan Birinci Futbol Ligi'nde, geride kalan sezonlarda pek çok ilginç olay yaşandı.

21 Şubat 1959'da oynanan İzmirspor-Beykoz maçıyla başlayan Birinci
Futbol Ligi, 2001-02 sezonundan bu yana Birinci Süper Lig olarak düzenleniyor. Ayrıca, 2005-06 sezonunun ortalarından itibaren Turkcell'in sponsorluğunda, Turkcell Süper Lig adı altında maçlar yapılıyor.

Ligde 1979-80 sezonunda Trabzonspor, 12 galibiyet elde ederek şampiyonluğa ulaşırken, 1989-90 sezonunda ise Malatyaspor, aynı sayıda
galibiyet almasına karşın ligden düşen 5. takım olmaktan kurtulamadı.

EN ÇEKİŞMELİ SEZON


Birinci Lig'de puantaj olarak en çekişmeli sezon 1980-81 oldu.

Takımların galibiyet sayıları birbirlerine o kadar yakın oldu ki, ligi 2. sırada tamamlayan Adanaspor 34 puan toplarken, düşen Rizespor'un ise 29 puanı vardı.

BEŞİKTAŞ, LİGİ EKSİ AVERAJLA TAMAMLADI

Lig tarihine damgasını vuran ''3 Büyükler'' içinde ligi eksi averajla tamamlayan tek büyük takım Beşiktaş olarak kayıtlara geçti.

Siyah-beyazlılar, 1975-76 sezonunda ligi 11. sırada tamamlarken, 25 gol atıp, kalesinde 32 gol gördü. Böylece eksi 7 gol averajıyla, ''3 Büyükler'' arasında ligi bugüne dek eksi averajla tamamlayan tek takım oldu.Bu arada Fenerbahçe ise 1990-91 sezonunda ligi 53 gol atıp, 53 gol yiyerek, sıfır (0) averajla kapattı.

SARIYER VE GAZİANTEPSPOR'UN BAŞARISI

Birinci Lig tarihinde Fenerbahçe, Galatasaray, Beşiktaş ve Trabzonspor dışında, ligi 20 galibiyet barajıyla kapatan 2 takım, Sarıyer ve
Gaziantepspor oldu.

Sarıyer, 1988-89 sezonunda 21 galibiyet elde ederek ligi 4. sırada tamamlarken, 2000-01 sezonunda ise Gaziantepspor, 20 galibiyetle 3. sırada yer aldı.

FENERBAHÇE AVERAJLA LİGDE KALDI

Lig tarihinin 17 kezle en çok şampiyon olan takımı Fenerbahçe, 1980-81 sezonunda küme düşmekten gol averajıyla kurtuldu.

Rizespor'un 29 puanla ligden düştüğü sezonda, Fenerbahçe; Altay,Adana Demirspor ve Boluspor ile birlikte aynı puanı toplayarak, gol averajıyla ligde kaldı.

''4 BÜYÜKLER''İ AYNI SEZON YENENLER

Lig tarihinde, şampiyonluk yaşayan 4 büyük takım Beşiktaş, Fenerbahçe, Galatasaray ve Trabzonspor'u, aynı sezonda yenebilen sadece 3 ekip
bulunuyor.

1987-88 sezonunda Malatyaspor, kendi sahasında Galatasaray'ı 3-1, Beşiktaş'ı 5-3, Fenerbahçe'yi 1-0, deplasmanda da Trabzonspor'u 3-2 yendi.2001-02 sezonunda ise Ankaragücü, kendi evinde Galatasaray ile Fenerbahçe'yi 2-1, Trabzonspor'u 4-2 yenerken, Beşiktaş'ı İstanbul'da
2-1 mağlup etti.

Geride kalan 2006-07 sezonunda ise Bursaspor, kendi evindeki maçlarda Trabzonspor'u 2-1, Beşiktaş'ı 3-0, Galatasaray'ı 2-0, deplasmanda da
Fenerbahçe'yi 1-0 yendi.

GALATASARAY AÇIK ARA

Lig tarihinde en fazla puan farkıyla şampiyonluğa ulaşan takım
Galatasaray oldu.

Sarı-kırmızılı ekip 1987-88 sezonunda 90 puanla mutlu sona ulaşırken, 2. sıradaki Beşiktaş 78 puanda kaldı. Aradaki 12 puanlık fark, şimdiye dek şampiyonla 2. arasındaki en fazla puan farkı olarak tarihe geçti.

AVERAJLA GÜLENLER VE ÜZÜLENLER

Ligin geride kalan 49 sezonunda şampiyonlar 3 kez averajla belli olurken, düşen takımlar da 8 kez yine gol averajıyla ortaya çıktı.

1984-85 sezonunda Fenerbahçe ile Beşiktaş ligi 50'şer puanla tamamlarken, gol averajı daha iyi olan sarı-lacivertli ekip şampiyonluğa
ulaştı.

1985-86 sezonunda ise Beşiktaş, 56 puanla Galatasaray'ın gol averajıyla
önünde ligi en önde tamamladı.1992-93 sezonunda da Galatasaray, bu kez Beşiktaş'ı 66 puan ve averajla geçmeyi başardı ve şampiyonluğu kucakladı.Lig tarihinde ayrıca 8 kez de ligden düşen takımlar gol averajıyla belirlendi.

''DERBİ KRALI'' BEŞİKTAŞ


Beşiktaş, bir sezonda ezeli rakiplerini her iki maçta da yenen tek takım olarak tarihe geçti.

Siyah-beyazlılar, şampiyonluğa ulaştıkları 2002-03 sezonunda Fenerbahçe'yi 1-0 ve 2-0, Galatasaray'ı her iki maçta 1-0'lık sonuçlarla geçerek, 4 derbi maçı da kazandı.

''Kara Kartallar'' ayrıca, bu 4 maçta kalesinde hiç gol görmeyerek, ayrı bir rekora imza attı.

''KARAKARTAL''IN KABUS SEZONU

Beşiktaş, 2003-04 sezonundaki ilginç performans grafiğiyle sevenlerine
adeta kabus yaşattı.

Sezonun ikinci yarısına en yakın takipçisi Fenerbahçe'nin 8 puan önünde namağlup lider başlayan Beşiktaş, ikinci yarıdaki inanılmaz düşüşüyle,
sezonu şampiyon bitiren ezeli rakibinin tam 14 puan gerisinde 3. sırada kaldı.

17 maçlık 2. yarıda tam 8 yenilgi birden alan siyah-beyazlılar, böylece lig tarihinde iki devre arasında en büyük düşüşü gerçekleştiren şampiyon
adayı takım olarak kayıtlara geçti.Sabah

Süper ligin rekorları ve ilkleri

50 yaşına girmeye hazırlanan Birinci Futbol Ligi tarihinde ilk resmi golü İzmirsporlu Özcan Altuğ attı.

İzmirspor'un 21 Şubat 1959 tarihinde İzmir'de Beykoz'u 2-1 yendiği maçın 11. dakikasında meşin yuvarlağı rakip filelere gönderen Özcan, böylece lig tarihine de geçmiş oldu.Lig tarihindeki ilk golü ise bu maçta Beykoz'un kalesini koruyan Sıtkı yedi.

Ayrıca bu maçta ilk gol kararını veren hakem de Osman Yeşeren olarak kayıtlara geçti.Bu arada lig tarihinde ilk penaltı atışını 15 Mart 1959 tarihinde Fenerbahçe'nin Beykoz'u 2-1 yendiği maçta sarı-lacivertli takımdan Lefter Küçükandonyadis attı.

ŞENOL GÜNEŞ'İN ''GOL ORUCU''

Birinci Futbol Ligi tarihinde en uzun süre gol yememe rekoru Trabzonspor'un efsane kalecisi Şenol Güneş'e ait bulunuyor. Şenol Güneş, 1978-79 sezonunda toplam 1112 dakika süreyle kalesinde gol görmeyerek, ulaşılması zor bir rekora imza attı.

Güneş, üst üste 12 maç kalesini gole kapattı.

BEŞİKTAŞ'IN 48 MAÇ BİLEĞİ BÜKÜLMEDİ

Beşiktaş, lig tarihinde en uzun süre yenilmeyen ekip olarak tarihe damgasını vurdu. Siyah-beyazlılar, 1990-91 sezonunun 26. haftasında Ankara'da Gençlerbirliği'ne 2-0 yenildikten sonra, 1991-92 sezonunu yenilgisiz kapattı.

''Kara Kartallar'' tam 48 hafta sonra, 1992-93 sezonunun 13. haftasında Galatasaray'a 3-1 yenilerek, muhteşem seriye son vermek zorunda kaldı.

ILIE DATCU, KALEYİ KAPATTI

Birinci Futbol Ligi tarihinde bir sezonu en az golle kapatan takım Fenerbahçe, kaleci ise Ilie Datcu (İlyas Datça) oldu. Sarı-lacivertliler, 1969-70 sezonunda 30 maçta kalesinde yalnızca 6 gol görürken, maç başına 0.2 gol yiyen Rumen Datcu da muhteşem bir performans göstererek, Türk futbol tarihine ismini yazdırdı.

BEŞİKTAŞ'TAN MUHTEŞEM SERİ

Birinci Futbol Ligi'nde bir sezonda üst üste en çok maç kazanma rekoru da Beşiktaş'a ait bulunuyor. Siyah-beyazlılar, 1959-60 sezonunda 10. ile 22. haftalar arasında üst üste 13 maç kazanırken, bu rekora şimdiye kadar ulaşan takım çıkmadı.

TANJU ÇOLAK'IN REKORLARI

Türk futbolunun en golcü isimlerinden Tanju Çolak, Birinci Futbol Ligi'nde 3 ayrı rekorun sahibi bulunuyor. Lig tarihinin 240 golle en golcü oyuncusu unvanını yıllardır elinde bulunduran golcü futbolcu, 1987-88 sezonunda attığı 39 golle, bir sezonda ligin en fazla gol atan oyuncusu unvanının da sahibi.

Tanju ayrıca, bir maçta attığı 6 golle de, bir maçta en fazla gol atan futbolcu oldu. Tanju Çolak, 1992-93 sezonunda Fenerbahçe'nin İstanbul'da Karşıyaka'yı 7-1 yendiği maçta sarı-lacivertli formayla 6 kez fileleri sarsarken, ayrı bir rekora daha imza attı.

LİGDEN DÜŞMEYENLER

Birinci Futbol Ligi'nin kuruluşundan bu yana küme düşmeyen sadece 4 takım bulunuyor. Türk futboluna damga vuran Beşiktaş, Fenerbahçe, Galatasaray ve Trabzonspor, ligden düşmeyen takımlar olarak tarihteki yerini aldı.

Ayrıca, ligdeki 4. sezonunu geçirecek olan Ankaraspor ile 3. sezonlarına çıkacak olan Vestel Manisaspor ile Sivasspor da henüz bu acıyı tatmadı.

EN ÇOK KÜME DÜŞEN TAKIMLAR

Birinci Futbol Ligi'nde en çok küme düşen takım unvanı Karşıyaka ve Samsunspor'a ait bulunuyor. İzmir'in yeşil-kırmızılı ekibi, 50. sezona girecek Birinci Lig'e 16 kez katılırken, tam 6 kez İkinci Lig'e düştü.

Samsunspor da 29 kez mücadele ettiği ligden 2005-06 sezonunda 6. kez düştü.

4 BÜYÜKLER''İN İLK YENİLGİLERİ

Birinci Futbol Ligi'nde Fenerbahçe, ilk yenilgisini Galatasaray'dan, Galatasaray ise Ankara Demirspor'dan aldı. Ayrıca Beşiktaş, Beykoz'a, Trabzonspor da Fenerbahçe'ye karşı ilk yenilgiyi tattı.

GALATASARAY'IN DEPLASMAN SALTANATI

Galatasaray, Birinci Lig tarihinde deplasmanda en uzun süre yenilmeyen takım unvanının sahibi bulunuyor. Sarı-kırmızılılar, 25 Ocak 1998'de Bursa'da Bursaspor'a 3-2 yenildiği maçın ardından üstü üste 40 deplasman maçında yenilmedi.

1999-2000 sezonunun 33. haftasında İzmir'de Altay'a 1-0 yenilen Galatasaray, 2,5 yıl sonra deplasmanda yitirerek, ayrı bir rekor kırdı.

CİMBOM''UN 25 MAÇLIK SERİSİ

Galatasaray, lig tarihinde kendi evinde üst üste en çok kazanan takım unvanının da sahibi durumda. 2000-01 sezonunun 32. haftasında, 13 Mayıs 2001'de Ali Sami Yen Stadı'nda Ankaragücü'ne 2-1 yenilmesinin ardından, 34. haftada Trabzonspor galibiyeti ile seriye başlayan ''Cim Bom'', şampiyon kapattığı 2001-02 sezonunda kendi evindeki tüm maçları kazandı.

Galatasaray, 2002-2003 sezonun 16. haftasında kendi evinde Beşiktaş'a İbrahim Üzülmez'in golüyle 1-0 yenilerek, 25 maçlık galibiyet serisine son verdi. Beşiktaş ayrıca, bundan bir önceki sezon da Fenerbahçe'ye ait bulunan 24 maçlık iç saha galibiyet serisine yine deplasmanda 2-1 kazanarak son vermişti.

BEŞİKTAŞ'TAN TARİHİ FARK

Birinci Futbol Ligi'nin 49 yıllık geçmişinde en farklı skorlu galibiyeti Beşiktaş elde etti. Siyah-beyazlılar, 1989-90 sezonun 6. haftasında, 15 Ekim 1989 tarihinde İstanbul'da Adana Demirspor'u 10-0 yenerek tarihe geçti.

Beşiktaş'ın gollerini atan Ali Gültekin (4), Metin Tekin (3) ve Feyyaz Uçar (3), siyah-beyazlıların uzun süre dillerinden düşürmediği besteye konu olmuştu.

EN ÇOK GOL ATILAN MAÇ

Birinci Futbol Ligi tarihinde şimdiye dek bir maçta en çok 12 gol atıldı. Fenerbahçe ile Gaziantepspor arasında 1991-92 sezonunun son haftasında, 16 Mayıs 1992 tarihinde Kadıköy'de yapılan maçı sarı-lacivertliler 8-4 kazanırken, filelere giden toplam 12 gol, bir maçta atılan en fazla gol olarak tarihe geçti.

LİGİ YENİLGİSİZ TAMAMLAYANLAR

Birinci Futbol Ligi'ni şimdiye kadar sadece 2 takım yenilgisiz kapatabildi. Galatasaray, 1985-86 sezonunda 36 maçta yenilgi yüzü görmemesine karşın ligi şampiyon Beşiktaş'ın ardından averajla 2. sırada tamamladı. Beşiktaş ise 1991-92 sezonunda 30 maçta yenilgi almadan şampiyonluğa ulaşmayı bildi.

PUANI SİLİNEN TEK TAKIM MERSİN İDMANYURDU

Lig tarihinde puanı silinen tek takım Mersin İdmanyurdu olarak kayıtlara geçti. 1980-81 sezonunda Beşiktaş ile oynadığı maçta sahadan çekilen Mersin İdmanyurdu, federasyon tarafından hükmen yenik sayılırken, ayrıca 2 puanı silindi.

FENERBAHÇE'DEN GOL REKORU


Lig tarihinde bir sezonda atılan toplam gol sayısı bakımından gol rekoru ise Fenerbahçe'ye ait bulunuyor. Sarı-lacivertliler, 1988-89 sezonunda 36 maçta rakip filelere toplam 103 gol attı.

Öte yandan Galatasaray, 1962-63 sezonunda 2 aşamalı olarak gerçekleştirilen ligde, 42 maçta toplam 105 gol kaydetti.

BEŞİKTAŞ ''KIZARDI"

49 yıllık lig tarihinde bir maçta 5 oyuncusu birden kırmızı kart görerek hükmen yenik sayılan tek takım Beşiktaş oldu.

2003-04 sezonunun 18. haftasında, 25 Ocak 2004'de BJK İnönü Stadı'nda oynanan Beşiktaş-Samsunspor maçında siyah-beyazlı oyunculardan Carlos Antonio Zago, İbrahim Üzülmez, Ahmet Yıldırım, Daniel Gabriel Pancu ve İlhan Mansız, maçın hakemi Cem Papila tarafından kırmızı kartla oyundan atıldı.

Hakem Papila, skor 4-1 Samsunspor lehineyken, 85. dakikada gösterdiği son kırmızı kartın ardından kurallar gereği maçı bitirirken, Futbol Federasyonu, skoru hükmen 4-0 olarak tescil etti.

Ayrıca, 2001-02 sezonunda Fenerbahçe'nin 1-0 kazandığı Galatasaray maçında sarı-kırmızılı takımdan Emre Aşık, Batista, Hasan Şaş ve Bülent Korkmaz, aynı sezonda Antalyaspor'un 4-2 kazandığı Trabzonspor maçında ise bordo-mavili ekipten Metin, Macit, Hasan ve Gökhan, kırmızı kartla oyun dışı kaldı ve takımları maçı 7'şer kişi tamamladı.

''HAT-TRICK'' YAPANLAR

Ligde şimdiye kadar bir sezonda 3 büyük kupayı da kazanan 3 takım bulunuyor. 1967-68 sezonunda Fenerbahçe, 1976-77 sezonunda Trabzonspor, 1992-93 sezonunda da Galatasaray, lig, Türkiye Kupası ve son yıllarda düzenlenmeyen Cumhurbaşkanlığı kupalarını müzelerine götürme başarısını gösterdi.

FENERBAHÇE'NİN TARİHİ UNUTKANLIĞI

Fenerbahçe, şampiyonluğa ulaştığı 2000-01 sezonunun 5. haftasında, 16 Eylül 2000'de tarihi bir hata yaptı ve yönetmeliklere aykırı olarak 6 yabancı oyuncuyu aynı anda sahaya sürdü.

Fenerbahçe'nin, BJK İnönü Stadı'nda ezeli rakibi Beşiktaş'a sahada 3-0 yenildiği maçın sonucu federasyon kararıyla hükmen 3-0 tescil edildi. Aynı anda 5 yabancı oyuncunun sahada bulunabildiği söz konusu sezonda sarı-lacivertli takımda, 64. dakikada Elvir Baliç'in yerine Milan Rapaiç'in oyuna girmesiyle, sahaya 6 yabancı futbolcu bulunmuş oldu.

Bu durumda, Futbol Federasyonu'nun ''5 artı 1'' kuralını ihlal eden sarı-lacivertliler, federasyon kararıyla 3-0 hükmen mağlup ilan edildi. Fenerbahçe'de, Beşiktaş karşısında 64. dakikadan itibaren sahada Nikola Lazetiç, Kennet Andersson, Haim Revivo, John Moshoeu, Zoran Mirkoviç ve Milan Rapaiç ile yer aldı.

SERGEN YALÇIN'IN REKORU

Türk futbolunun yıldız isimlerinden Sergen Yalçın, şampiyonluk yaşayan 4 büyük takımda birden oynayan tek futbolcu olarak tarihe geçti. Yeni sezonda Türk Telekom Lig A ekiplerinden Eskişehirspor'da forma giyecek olan deneyimli oyuncu, Beşiktaş'ın yanı sıra, Fenerbahçe, Galatasaray ve Trabzonspor'da da belirli sürelerde forma giyerek, bu 4 kulüpte de oynayan tek futbolcu unvanını aldı.

TÜMER METİN'İN 100. YIL AŞKI

Türk futbolunun deneyimli futbolcularından Tümer Metin de ilginç bir rekorun sahibi. Futbol hayatını Fenerbahçe'de sürdüren Tümer, Beşiktaş ve Fenerbahçe'de forma giydiği dönemlerde, kulüpleriyle birlikte 100. kuruluş yıllarında lig şampiyonluğu yaşarken, bu onura sahip tek futbolcu olarak tarihe geçti.

Tümer, 2002-03 sezonnuda Beşiktaş, 2006-07 sezonunda da Fenerbahçe'de şampiyonluk yaşadı.

KURAL HATASI

49 yıllık lig tarihinde şimdiye dek kural hatasından dolayı 3 maç tekrar edildi. 1994-95 sezonunun 2. haftasında, 21 Ağustos 1994 tarihinde Gaziantep Kamil Ocak Stadı'nda Gaziantepspor ile Denizlispor arasında yapılan ve 1-0 ev sahibi ekibin lehine sonuçlanan maçta Gaziantepspor, kazandığı bir ofsayt atışını rakip sahadan kullandı.

Hakem Sebahattin Şahin atışın kullanıldığı yere dikkat etmeyince, oyun devam etti. Televizyonlarda kural ihlalinin gösterilmesi sonucunda, yapılan başvuru sonucunda maç iptal edilerek, kural hatası nedeniyle yeniden oynandı.

Gaziantepspor, tekrar maçını da 3-1 kazandı. 2003-04 sezonunda, 8 Kasım 2003 tarihinde Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu Stadı'nda yapılan ve 1-1 sonuçlanan Fenerbahçe-Çaykur Rizespor maçında hakem Ali Aydın, 86. dakikada 2. sarı kartı gösterdiği Çaykur Rizesporlu futbolcu Gustavo Victoria'ya kırmızı kart göstermediğinden dolayı oluşan kural hatası nedeniyle karşılaşmanın tekrarına karar verildi.

18 Ocak 2004'te yapılan tekrar maçını Fenerbahçe 4-1 kazandı. 2004-05 sezonunun 19. haftasında ise, 6 Şubat 2004 tarihinde BJK İnönü Stadı'nda yapılan Beşiktaş-Gençlerbirliği maçında bu kez hakem Kuddusi Müftüoğlu kural hatası yaptı.

Müftüoğlu, 1-1 biten maçta, Gençlerbirliği'nin serbest vuruştan attığı gol sırasında, önce oyunu başlatmak için ilk düdüğü, daha sonra Beşiktaşlı Tayfur Havutçu'nun barajı ihlal ettiği gerekçesiyle ikinci düdüğü çaldı. Pozisyonun devamında top kaleye gidince üçüncü bir düdük daha çalan Müftüoğlu, kural hatasına neden oldu. 9 Mart'ta tekrarlanan maç 0-0 bitti.

SEYİRCİ REKORU

Lig tarihinde seyirci rekorunun kırıldığı maç, 2003-04 sezonunda, Galatasaray ile Fenerbahçe arasında 21 Eylül 2003 tarihinde İstanbul Atatürk Olimpiyat Stadı'ndaki 2-2 sonuçlanan karşılaşma oldu. Karşılaşmayı 70 bin 125 biletli seyircinin izlediği duyurulurken, eski rekor 62 bin 600 biletli seyirci ile aynı sezon, yine aynı statta oynanan Galatasaray-Diyarbakırspor karşılaşmasında kırılmıştı.

EN ERKEN GOL

49 yıllık geçmişi bulunan lig tarihinin bilinen en erken golünü 2005-06 sezonunda Kayserispor'un genç futbolcusu İlhan Parlak attı. Sezonun 32. haftasında, 30 Nisan 2006 tarihinde Sivas'ta yapılan ve Kayserispor'un 5-0 kazandığı maçın 15. saniyesinde fileleri havalandıran ve bu sezon Fenerbahçe forması giyecek olan İlhan Parlak, ligin bilinen en erken golüne imza koydu.

Ligde bundan önce bilinen en erken atılan gol ise 2001-02 sezonunda, 12 Ekim 2001 tarihinde yapılan 8. hafta maçında Galatasaraylı Vedat İnceefe tarafından, Göztepe'ye 18. saniyede atılmıştı. Lig tarihinin bilinen en erken diğer golleri ise şöyle: Denizlisporlu Alessandro Andrade de Oliveira, Beşiktaş'a 22. saniyede. (2005-06 sezonu) Adanasporlu Ali Asım Balkaya, Kocaelispor maçında 24. saniyede. (1998-99 sezonu) Gençlerbirliği'nden Okan Öztürk, Trabzonspor'a 25. saniyede. (2006-07 sezonu) Gaziantepsporlu Erdal Güneş, Elazığspor'a 30. saniyede. (2002-03 sezonu)